AmerikaRehberi

Amerika’da İş İngilizcesi: İşte Kullanılan Temel Kelimeler

Amerika’da İş İngilizcesi: İşte Kullanılan Temel Kelimelerİş & Kariyer

Amerika’da iş İngilizcesi, okulda öğrenilen İngilizceden biraz farklıdır. Çünkü burada amaç gramer dersi vermek değil; iş yerinde sana ne söylendiğini anlamak, yanlış işi yapmamak, güvenlik uyarısını kaçırmamak ve kendini basit şekilde ifade edebilmektir. Özellikle depo, otel, restoran, temizlik, fabrika ve bakım evi gibi işlerde İngilizcen mükemmel olmak zorunda değil. Ama bazı kelimeleri ve cümleleri bilmiyorsan iş zorlaşır. Hatta bazen riskli hâle gelir.

Amerika’da “İngilizce bilmiyorum ama çalışırım” cümlesi bir noktaya kadar doğru. Evet, bazı işlerde sınırlı İngilizceyle başlayabilirsin. Ama şunu romantize etmeyelim: İş yerinde “watch out”, “hot surface”, “wet floor”, “clock in”, “schedule changed” gibi şeyleri anlamamak basit bir dil eksikliği değil, doğrudan günlük hayat sorunudur.

Bu rehberde Amerika’da iş yerlerinde en çok kullanılan temel kelimeleri, kısa cümleleri ve ilk günlerde duyabileceğin ifadeleri sade şekilde topladım.

Amerika’da İş İngilizcesi Neden Önemli?

Amerika’da çalışırken İngilizce sadece müşteriyle konuşmak için gerekmez. Bazen müdür sana vardiyanı söyler, bazen ekip lideri işi tarif eder, bazen güvenlik uyarısı yapılır, bazen de “bugün fazla mesai var mı?” diye sorman gerekir.

İş İngilizcesi dediğimiz şey tam olarak budur: İşte hayatta kalacak kadar pratik İngilizce.

Burada hedef akademik İngilizce değil. Kimse senden ilk hafta kusursuz cümleler kurmanı beklemeyebilir. Ama şu üç şeyi yapabilmen gerekir:

  • Sana verilen basit talimatı anlamak
  • Anlamadığında tekrar istemek
  • Bilmediğin işi kafana göre yapmamak

Amerika’da iş kültürü Türkiye’den farklıdır. Türkiye’de bazen “hallederiz” mantığı yürür. Amerika’da iş burada değişiyor. Yanlış ürün paketlersen, yanlış odayı temizlersen, alerji uyarısını kaçırırsan veya makine talimatını anlamadan işlem yaparsan konu hızlıca ciddileşir.

Her İşte Kullanılan Temel İngilizce Cümleler

Aşağıdaki cümleler depo, otel, restoran, fabrika, temizlik ve benzeri birçok işte işine yarar. İngilizcen zayıfsa önce bunları ezberlemek iyi başlangıç olur.

İngilizceTürkçe
I don't understand.Anlamadım.
Can you repeat, please?Tekrar eder misiniz?
Can you show me?Bana gösterebilir misiniz?
I am still learning English.Hâlâ İngilizce öğreniyorum.
I understand.Anladım.
I don't know.Bilmiyorum.
Is this correct?Bu doğru mu?
What should I do?Ne yapmalıyım?
Where should I put this?Bunu nereye koymalıyım?
Who should I ask?Kime sormalıyım?
I need help.Yardıma ihtiyacım var.
I made a mistake.Hata yaptım.
I can do it.Bunu yapabilirim.
I can't do this alone.Bunu tek başıma yapamam.
Can you write it down?Bunu yazabilir misiniz?

Bu cümleleri bilmek seni akıcı İngilizce konuşan biri yapmaz. Ama ilk günlerde ciddi avantaj sağlar. Çünkü iş yerinde en büyük sorun çoğu zaman İngilizce bilmemek değil, anlamadığın hâlde anlamış gibi davranmaktır.

Anlamadığında Kullanman Gereken Cümleler

Amerika’da iş yerinde anlamadığın şeyi sormak ayıp değildir. Hatta çoğu zaman doğru davranış budur. Asıl sorun, anlamadığın işi kafana göre yapmaktır.

Şu cümleleri özellikle öğren:

İngilizceTürkçe
Sorry, I didn't understand.Kusura bakmayın, anlamadım.
Can you say it slowly?Yavaş söyleyebilir misiniz?
Can you explain again?Tekrar açıklayabilir misiniz?
Can you show me one time?Bir kez gösterebilir misiniz?
Can you point to it?Onu gösterebilir misiniz?
What does this mean?Bu ne anlama geliyor?
Is this urgent?Bu acil mi?
Do I need to do this now?Bunu şimdi mi yapmam gerekiyor?

Basit konuş. Uzun cümle kurmaya çalışma. “Can you show me?” çoğu iş yerinde hayat kurtarır. Çünkü özellikle fiziksel işlerde biri sana gösterdiğinde konu daha hızlı çözülür.

Depoda Kullanılan İngilizce Kelimeler

Depo işleri Amerika’da İngilizce seviyesi düşük olan göçmenlerin en sık başladığı alanlardan biri. Ama depo ortamı basit görünse de kendi içinde ciddi bir dili vardır. Ürün, raf, barkod, paket, iade, sevkiyat, forklift, güvenlik uyarısı derken ilk gün insanın kafası karışabilir.

İngilizceTürkçe
WarehouseDepo
PackagePaket
BoxKutu
LabelEtiket
BarcodeBarkod
ShelfRaf
AisleKoridor / reyon
PalletPalet
ForkliftForklift
InventoryStok
ShipmentSevkiyat
DeliveryTeslimat
Returnİade
OrderSipariş
Pick upAlmak / toplamak
Drop offBırakmak
LoadYüklemek
UnloadBoşaltmak
ScanOkutmak / taramak
SortAyırmak / sınıflandırmak
DamagedHasarlı
FragileKırılabilir
HeavyAğır
EmptyBoş
FullDolu

Depoda en çok duyabileceğin cümleler şunlar olabilir:

İngilizceTürkçe
Scan this item.Bu ürünü okut.
Put it on the shelf.Bunu rafa koy.
Move this pallet.Bu paleti taşı.
Load the truck.Kamyonu yükle.
Unload the boxes.Kutuları boşalt.
This item is damaged.Bu ürün hasarlı.
Check the barcode.Barkodu kontrol et.
Take it to aisle five.Bunu beşinci koridora götür.
Keep this area clear.Bu alanı boş bırak.
Be careful, it is heavy.Dikkatli ol, bu ağır.

Depoda özellikle güvenlik kelimelerini hafife alma. “Heavy”, “fragile”, “hazard”, “wet floor”, “watch out” gibi kelimeler sadece kelime değil, bazen doğrudan kaza önleme uyarısıdır.

Otelde Kullanılan İngilizce Kelimeler

Otelde çalışıyorsan işin türüne göre İngilizce ihtiyacı değişir. Housekeeping tarafında daha sınırlı İngilizceyle başlanabilir. Front desk tarafında ise İngilizce şartı daha yüksektir. Çünkü müşteriyle doğrudan konuşursun.

İngilizceTürkçe
HotelOtel
GuestMisafir
RoomOda
LobbyLobi
Front deskResepsiyon
HousekeepingKat hizmetleri
LaundryÇamaşırhane
TowelHavlu
SheetÇarşaf
PillowYastık
BlanketBattaniye
TrashÇöp
VacuumSüpürge
Cleaning suppliesTemizlik malzemeleri
BathroomBanyo
Toilet paperTuvalet kâğıdı
Key cardOda kartı
Check-inOtele giriş
Check-outOtelden çıkış
MaintenanceTeknik bakım
ManagerMüdür
SupervisorŞef / ekip sorumlusu

Otelde sık duyulan cümleler:

İngilizceTürkçe
Clean room 204.204 numaralı odayı temizle.
The guest needs towels.Misafirin havluya ihtiyacı var.
Take out the trash.Çöpü çıkar.
Change the sheets.Çarşafları değiştir.
Vacuum the room.Odayı süpür.
The bathroom needs cleaning.Banyonun temizlenmesi gerekiyor.
This room is ready.Bu oda hazır.
This room is occupied.Bu odada misafir var.
Do not disturb.Rahatsız etmeyin.
Call maintenance.Teknik servisi çağır.

Housekeeping işinde en kritik konu odaların durumunu doğru anlamaktır. “Occupied” ve “vacant” kelimelerini karıştırma. Occupied, odada misafir var demektir. Vacant ise oda boş anlamına gelir. Yanlış odaya girersen başın ağrır, şaka değil.

Restoranda Kullanılan İngilizce Kelimeler

Restoran işleri Amerika’da göçmenlerin en çok girdiği alanlardan biridir. Ama restoran İngilizcesi hızlıdır. İnsanlar acele konuşur, mutfak yoğun olur, siparişler karışır. Hele müşteriyle temas varsa İngilizce seviyesi daha önemli hâle gelir.

İngilizceTürkçe
RestaurantRestoran
KitchenMutfak
ServerGarson
BusserMasa toplayan çalışan
DishwasherBulaşıkçı
CookAşçı
ChefŞef
HostKarşılamacı
CustomerMüşteri
OrderSipariş
MenuMenü
TableMasa
PlateTabak
ForkÇatal
SpoonKaşık
KnifeBıçak
NapkinPeçete
Drinkİçecek
WaterSu
SauceSos
AllergyAlerji
No dairySüt ürünü yok
No nutsKuruyemiş yok
SpicyAcı
MildAz acı / hafif
To goPaket
Dine inİçeride yemek
RefillYeniden doldurma
TipBahşiş

Restoranda sık duyulan cümleler:

İngilizceTürkçe
Take this to table three.Bunu üçüncü masaya götür.
Clean this table.Bu masayı temizle.
The customer is waiting.Müşteri bekliyor.
This order is ready.Bu sipariş hazır.
This is for takeout.Bu paket servis için.
Refill the drinks.İçecekleri yeniden doldur.
Do you have any allergies?Herhangi bir alerjiniz var mı?
No onions, please.Soğan olmasın, lütfen.
The kitchen is backed up.Mutfak yoğun / gecikmiş durumda.
We are out of this item.Bu ürün kalmadı.

Restoranda özellikle “allergy” kelimesini ciddiye al. Amerika’da gıda alerjisi konusu hassastır. Müşteri “nut allergy” diyorsa bu “kuruyemiş sevmiyorum” demek değildir. Ciddi sağlık riski olabilir. Anlamadıysan hemen birine sor.

Fabrikada Kullanılan İngilizce Kelimeler

Fabrika işleri dışarıdan düz iş gibi görünür ama talimat dili önemlidir. Üretim hattında yanlış anlama sadece işi yavaşlatmaz, bazen makine güvenliği açısından da risk yaratır.

İngilizceTürkçe
FactoryFabrika
MachineMakine
Production lineÜretim hattı
ShiftVardiya
SafetyGüvenlik
GlovesEldiven
GogglesKoruyucu gözlük
HelmetKask
Ear protectionKulak koruyucu
ToolAlet
EquipmentEkipman
Conveyor beltTaşıma bandı
ButtonDüğme
Emergency stopAcil durdurma
StartBaşlat
StopDurdur
Shut downKapatmak / durdurmak
Turn onAçmak
Turn offKapatmak
BrokenBozuk
RepairTamir
Quality checkKalite kontrol
DefectiveKusurlu
WasteAtık / fire
Raw materialHam madde
Finished productBitmiş ürün

Fabrikada sık duyulan cümleler:

İngilizceTürkçe
Wear your gloves.Eldivenini tak.
Wear safety glasses.Koruyucu gözlük tak.
Stop the machine.Makineyi durdur.
Do not touch this.Buna dokunma.
This part is defective.Bu parça kusurlu.
Check the quality.Kaliteyi kontrol et.
The line is moving.Hat çalışıyor / ilerliyor.
Keep your hands away.Ellerini uzak tut.
Shut it down.Kapat / durdur.
Call the supervisor.Şefi çağır.

Fabrikada “I didn’t know” her zaman kurtarmaz. Güvenlik talimatını anlamadıysan işi durdurup sorman gerekir. Amerika’da iş güvenliği konusu kâğıt üstünde kalmaz; özellikle üretim, depo ve bakım işlerinde ciddi takip edilir.

Temizlik İşlerinde Kullanılan İngilizce Kelimeler

Temizlik işleri İngilizce seviyesi düşük olan kişiler için başlangıç noktası olabilir. Ama burada da kullanılacak alan, kimyasal ürünler ve müşteri beklentisi önemlidir.

İngilizceTürkçe
CleaningTemizlik
CleanerTemizlik görevlisi
MopPaspas
BroomSüpürge
VacuumElektrikli süpürge
BucketKova
Trash bagÇöp poşeti
DisinfectantDezenfektan
BleachÇamaşır suyu
SpraySprey
WipeSilmek
DustToz almak
FloorZemin
CarpetHalı
WindowPencere
RestroomTuvalet
SinkLavabo
MirrorAyna
StainLeke
Wet floorIslak zemin
Supply closetMalzeme dolabı

Temizlik işlerinde sık duyulan cümleler:

İngilizceTürkçe
Mop the floor.Yeri paspasla.
Take out the trash.Çöpü çıkar.
Clean the restroom.Tuvaleti temizle.
Wipe the tables.Masaları sil.
Vacuum the carpet.Halıyı süpür.
Refill the soap.Sabunu doldur.
Use this spray.Bu spreyi kullan.
Do not mix chemicals.Kimyasalları karıştırma.
Put a wet floor sign.Islak zemin tabelası koy.
The supply closet is over there.Malzeme dolabı şurada.

Burada özellikle “Do not mix chemicals” cümlesini unutma. Çamaşır suyu gibi ürünleri başka kimyasallarla karıştırmak ciddi tehlike yaratabilir. “Temizlik işi zaten kolay” diye geçme; yanlış ürün kullanırsan hem kendine hem başkasına zarar verebilirsin.

Bakım Evi ve Caregiver İşlerinde Kullanılan İngilizce

Bakım evi, assisted living, senior living veya caregiver işlerinde İngilizce konusu daha hassastır. Çünkü karşında ürün değil insan var. Yaşlı, hasta veya yardıma ihtiyaç duyan biriyle çalışıyorsan basit komutları ve yardım çağrılarını anlaman gerekir.

İngilizceTürkçe
CaregiverBakım görevlisi
ResidentBakım evinde kalan kişi
PatientHasta
NurseHemşire
Medicationİlaç
MealYemek
WaterSu
BathroomBanyo / tuvalet
ShowerDuş
WheelchairTekerlekli sandalye
WalkerYürüteç
BedYatak
FallDüşme
PainAğrı
EmergencyAcil durum
Call buttonÇağrı düğmesi
Blood pressureTansiyon
AppointmentRandevu
Family memberAile üyesi

Sık duyulan cümleler:

İngilizceTürkçe
Are you okay?İyi misiniz?
Do you need help?Yardıma ihtiyacınız var mı?
Do you have pain?Ağrınız var mı?
Where is the pain?Ağrı nerede?
Please sit down.Lütfen oturun.
Please wait here.Lütfen burada bekleyin.
I will call the nurse.Hemşireyi çağıracağım.
She fell.Düştü.
He needs water.Suya ihtiyacı var.
This is an emergency.Bu acil bir durum.

Caregiver tarafında İngilizce bilmemenin sınırı daha erken gelir. Depoda bir kutuyu yanlış yere koyarsın, düzeltilir. Ama yaşlı bakımında yanlış anlama daha ciddi sonuç doğurabilir. Bu yüzden bu alana gireceksen en azından temel sağlık ve yardım cümlelerini öğrenmeden başlamamak gerekir.

İş Görüşmesinde Kullanılan Temel Cümleler

Amerika’da basit işlere başvururken uzun uzun mülakat yapılmayabilir. Ama yine de kendini tanıtman, çalışabileceğin saatleri söylemen ve deneyimini anlatman istenir.

İngilizceTürkçe
I am looking for a job.İş arıyorum.
I have experience.Deneyimim var.
I don't have experience, but I can learn.Deneyimim yok ama öğrenebilirim.
I can work full-time.Tam zamanlı çalışabilirim.
I can work part-time.Yarı zamanlı çalışabilirim.
I can work weekends.Hafta sonları çalışabilirim.
I can start immediately.Hemen başlayabilirim.
I have work authorization.Çalışma iznim var.
I don't have a car.Arabam yok.
I can lift heavy boxes.Ağır kutuları kaldırabilirim.
I worked in a restaurant before.Daha önce restoranda çalıştım.
I worked in cleaning before.Daha önce temizlik işinde çalıştım.
I am reliable.Güvenilir biriyim.
I learn fast.Hızlı öğrenirim.

İş görüşmesinde sorulabilecek basit sorular:

İngilizceTürkçe
Do you have experience?Deneyimin var mı?
When can you start?Ne zaman başlayabilirsin?
Are you available on weekends?Hafta sonları müsait misin?
Can you work nights?Gece çalışabilir misin?
Do you have transportation?Ulaşımın var mı?
Are you authorized to work in the U.S.?Amerika’da çalışma iznin var mı?
Can you lift 50 pounds?50 pound kaldırabilir misin?
Why do you want this job?Bu işi neden istiyorsun?

Burada dikkat etmen gereken önemli bir nokta var: Çalışma izni konusu. “I have work authorization” diyorsan bunun gerçek olması gerekir. Turist vizesiyle veya çalışma izni olmadan çalışmak başka bir konu. İş İngilizcesi öğrenmek, yasal çalışma hakkı sağlamaz.

Vardiya, Maaş ve Çalışma Saatleriyle İlgili Kelimeler

Amerika’da işe girdikten sonra en çok duyacağın konulardan biri vardiya ve saatlerdir. Schedule kelimesini bilmeden iş takibi yapmak zorlaşır.

İngilizceTürkçe
ScheduleÇalışma programı
ShiftVardiya
Morning shiftSabah vardiyası
Night shiftGece vardiyası
Day offİzin günü
BreakMola
Lunch breakYemek molası
OvertimeFazla mesai
Full-timeTam zamanlı
Part-timeYarı zamanlı
Clock inİşe giriş yapmak
Clock outİşten çıkış yapmak
PaycheckMaaş çeki / ödeme
Hourly paySaatlik ücret
Minimum wageAsgari ücret
TipsBahşişler
TrainingEğitim
Orientationİşe başlangıç eğitimi

Sık kullanılan cümleler:

İngilizceTürkçe
What time is my shift?Vardiyam saat kaçta?
What time is my break?Molam saat kaçta?
When do I clock in?Ne zaman giriş yapıyorum?
When do I clock out?Ne zaman çıkış yapıyorum?
Am I working tomorrow?Yarın çalışıyor muyum?
Can I see the schedule?Programı görebilir miyim?
Do I have overtime today?Bugün fazla mesaim var mı?
When do we get paid?Ne zaman ödeme alıyoruz?
How much is the hourly pay?Saatlik ücret ne kadar?
Who is my supervisor?Benim sorumlum kim?

Amerika’da “schedule” konusu önemlidir. Vardiyanı kaçırmak, yanlış gün işe gitmek veya haber vermeden gelmemek iş yerinde ciddi problem yaratır. “Ben anlamadım” bazen kabul edilir, bazen edilmez. O yüzden programı mümkünse yazılı iste.

İlk Gün İşte Duyabileceğin Cümleler

İlk gün genelde hızlı geçer. İnsanlar sana her şeyi tek tek anlatacak sanırsın ama çoğu iş yerinde tempo yüksektir. O yüzden bazı cümleleri önceden duymuş olmak iyi gelir.

İngilizceTürkçe
Follow me.Beni takip et.
Wait here.Burada bekle.
Come with me.Benimle gel.
This is your station.Burası senin çalışma alanın.
This is your locker.Bu senin dolabın.
Put your stuff here.Eşyalarını buraya koy.
Let me show you.Sana göstereyim.
Watch carefully.Dikkatli izle.
Try it.Dene.
Good job.İyi iş.
Not like that.Öyle değil.
Do it this way.Bunu bu şekilde yap.
Ask me if you need help.Yardıma ihtiyacın olursa bana sor.
Don't worry.Endişelenme.
Be careful.Dikkatli ol.

İlk gün her şeyi anlamaman normal. Ama her şeyi anlamış gibi davranman normal değil. Bu ikisi arasında büyük fark var.

Güvenlik İçin Bilmen Gereken İngilizce Kelimeler

Bu bölüm en önemli yerlerden biri. Çünkü bazı kelimeleri bilmemek sadece iş performansını değil, güvenliğini de etkiler.

İngilizceTürkçe
DangerTehlike
WarningUyarı
CautionDikkat
Watch outDikkat et
Wet floorIslak zemin
Hot surfaceSıcak yüzey
SharpKeskin
HeavyAğır
ToxicZehirli
FlammableYanıcı
Emergency exitAcil çıkış
Fire alarmYangın alarmı
First aidİlk yardım
InjuryYaralanma
AccidentKaza
ReportBildirmek / rapor etmek
SpillDökülme
Broken glassKırık cam
Gloves requiredEldiven gerekli
Authorized personnel onlySadece yetkili personel

Güvenlik cümleleri:

İngilizceTürkçe
Stop immediately.Hemen dur.
Don't touch it.Ona dokunma.
Stay away.Uzak dur.
Call the manager.Müdürü çağır.
There is a spill.Bir şey döküldü.
I am injured.Yaralandım.
He is hurt.O yaralandı.
We need help.Yardıma ihtiyacımız var.
Where is the first aid kit?İlk yardım çantası nerede?
This is dangerous.Bu tehlikeli.

Bu kelimeleri ezberlemeden depo, fabrika, restoran mutfağı veya temizlik işine başlamak doğru değil. İngilizce seviyen düşük olabilir, tamam. Ama güvenlik kelimeleri pazarlık konusu değil.

Bilmeden “Yes” Dememen Gereken Durumlar

Amerika’da birçok yeni gelenin yaptığı hata şu: Karşı taraf bir şey söylüyor, anlamıyor ama gülümseyip “Yes” diyor. Türkiye’de bazen bu durum idare edilir. Amerika’da iş yerinde bu alışkanlık can yakar.

Özellikle şu durumlarda anlamadıysan “yes” deme:

  • Makine kullanımı anlatılıyorsa
  • Kimyasal temizlik ürünü tarif ediliyorsa
  • Müşteri alerji bilgisi veriyorsa
  • Vardiya saatin değiştiriliyorsa
  • Maaş, ödeme veya kesinti konuşuluyorsa
  • Güvenlik kuralı söyleniyorsa
  • Senden imza atman isteniyorsa
  • İş kazası veya hasar varsa

Böyle durumlarda şu cümleleri kullan:

İngilizceTürkçe
I don't understand. Can you explain again?Anlamadım. Tekrar açıklayabilir misiniz?
Can you write it down?Bunu yazabilir misiniz?
Can I ask someone to translate?Birinden çeviri için yardım isteyebilir miyim?
I want to make sure I understand.Doğru anladığımdan emin olmak istiyorum.
Is this about safety?Bu güvenlikle ilgili mi?
Is this about my schedule?Bu çalışma programımla mı ilgili?
Is this about my pay?Bu ödememle mi ilgili?

“Anlamadım” demek seni küçük düşürmez. Tam tersine, çoğu yerde daha güvenilir gösterir. Çünkü işveren için en riskli çalışan, bilmediğini söylemeyen çalışandır.

Telefonda ve Mesajda Kullanılabilecek Cümleler

Amerika’da iş yerleri bazen vardiya değişimini telefonla veya mesajla bildirir. İngilizcen düşükse mesaj yazmak konuşmaktan daha kolay olabilir.

İngilizceTürkçe
Hi, this is Ahmet.Merhaba, ben Ahmet.
I am running late.Geç kalıyorum.
I will be there in 15 minutes.15 dakika içinde orada olacağım.
I can't come today.Bugün gelemem.
I am sick today.Bugün hastayım.
Can I switch my shift?Vardiyamı değiştirebilir miyim?
Can you send me the schedule?Programı bana gönderebilir misiniz?
What time should I come tomorrow?Yarın saat kaçta gelmeliyim?
Sorry for the late reply.Geç cevap için kusura bakmayın.
Thank you for letting me know.Haber verdiğiniz için teşekkür ederim.

Geç kalacaksan haber ver. Amerika’da “trafik vardı, geldim işte” tavrı her yerde işlemez. Özellikle saatlik işlerde güvenilirlik çok önemlidir. Basit bir mesaj bile seni daha profesyonel gösterir.

İngilizcen Zayıfsa İş Yerinde Nasıl Konuşmalısın?

İngilizcen zayıfsa uzun cümleler kurmaya çalışma. Kısa, net ve doğru cümleler kullan. “Ben İngilizce bilmiyorum” deyip tamamen kapanmak yerine, temel cümlelerle iletişim kurmaya çalış.

Şu yaklaşım daha doğru:

Kötü YaklaşımDaha Doğru Yaklaşım
Yes, yes.I don't understand. Can you repeat?
Okay, okay.Can you show me?
I no English.I speak a little English.
I don't know nothing.I don't know. Can you help me?
Tomorrow? Work?Am I working tomorrow?
Money when?When do we get paid?

Mükemmel konuşmak zorunda değilsin. Ama karşındaki kişinin seni anlamasına yardımcı olacak kadar düzenli konuşman gerekir.

İyi bir temel cümle şu:

I speak a little English, but I can learn fast. Biraz İngilizce konuşuyorum ama hızlı öğrenebilirim.

Bu cümle hem dürüst hem de olumlu. “Hiç bilmiyorum” deyip kendini kapatmaktan daha iyi.

Amerika’da İş İngilizcesi Öğrenmek İçin Pratik Yöntem

Bu kelimeleri sadece okuyarak öğrenmek zor. Günlük pratik gerekir. Ama bunu büyütmeye gerek yok. Günde 15-20 dakika düzenli tekrar bile fark eder.

Başlangıç için şu yöntem işe yarar:

  1. Önce kendi iş alanındaki kelimeleri öğren.
  2. Her gün 10 kelimeyi sesli oku.
  3. En çok kullanacağın 20 cümleyi telefona not al.
  4. İş yerinde duyduğun yeni kelimeleri yaz.
  5. Anlamadığın cümleyi eve gidince çevir.
  6. Mümkünse telaffuzu dinle.
  7. Aynı cümleleri farklı iş ortamlarında tekrar et.

Mesela depoda çalışacaksan önce restoran kelimelerini ezberlemene gerek yok. Depo kelimeleriyle başla. Otelde çalışacaksan housekeeping, room, guest, towel, sheet, occupied, vacant gibi kelimeler öncelikli olur.

En Önce Ezberlenmesi Gereken 25 Cümle

İngilizcen çok zayıfsa ve nereden başlayacağını bilmiyorsan şu 25 cümleyi ezberle. Bunlar birçok işte kullanılır.

İngilizceTürkçe
I don't understand.Anlamadım.
Can you repeat, please?Tekrar eder misiniz?
Can you show me?Bana gösterebilir misiniz?
Can you speak slowly?Yavaş konuşabilir misiniz?
I am still learning English.Hâlâ İngilizce öğreniyorum.
I need help.Yardıma ihtiyacım var.
What should I do?Ne yapmalıyım?
Where should I go?Nereye gitmeliyim?
Where should I put this?Bunu nereye koymalıyım?
Is this correct?Bu doğru mu?
I made a mistake.Hata yaptım.
I can do it.Bunu yapabilirim.
I can't do this alone.Bunu tek başıma yapamam.
What time is my shift?Vardiyam saat kaçta?
What time is my break?Molam saat kaçta?
Am I working tomorrow?Yarın çalışıyor muyum?
Can I see the schedule?Programı görebilir miyim?
I am running late.Geç kalıyorum.
I am sick today.Bugün hastayım.
Can you write it down?Bunu yazabilir misiniz?
Who is my supervisor?Sorumlum kim?
I have a question.Bir sorum var.
This is dangerous.Bu tehlikeli.
I am injured.Yaralandım.
Thank you for your help.Yardımınız için teşekkür ederim.

Bunları ezberlemek seni Amerika’da iş hayatına hazır hâle getirmez ama ilk bariyeri indirir. İşin gerçeği bu: İngilizce bilmeden bazı kapılar açılır, ama temel iş İngilizcesi bilmeden o kapıdan içeri girince sürekli duvara çarpabilirsin.

Amerika’da çalışmak istiyorsan İngilizceyi “ileride hallederim” diye tamamen erteleme. En azından kendi sektöründeki 100 kelimeyi ve 25 temel cümleyi öğren. Bu küçük gibi görünüyor ama ilk işte, ilk vardiyada, ilk hata anında ciddi fark yaratır.

Paylaş
FacebookXWhatsApp
Yayınlama
Son güncelleme
İlgini Çekebilir